Sofya-Bulgaristan
Tarih boyunca sırasıyla Sardi, Serdika, Sredets ve Sofya ismini alan ‘kutsal bilgelik’ şehri Sofya. Tarih boyunca çeşitli kabilelere ev sahipliği yapmış, imparatorlukların egemenliği altında kalmış. Milattan önce 8.-7. yüzyıllarda Trak kabilesinin yaşadığı bu toprakları 6. yüzyılda Doğu Roma İmparatorluğu egemenliği altına almış. 14. yüzyılda Osmanlı egemenliği altına giren şehrin adının Serdi’den Sofya olması da yine bu zamanlara dayanıyor. Osmanlı-Rus savaşında Bulgaristan Rus ordusu tarafından Osmanlı egemenliğinden kurtarılıyor. Fakat II. Dünya Savaşında Almanlar tarafından işgal edilen Sofya 1 yıl boyunca bombalanıyor. Osmanlı Devleti’nin gerilemesiyle Balkanların tümünde olduğu gibi Bulgarlarda da bağımsızlık hareketi baş göstermiş ve Çarlık Rusya’nın desteğiyle 1908 yılında Bulgaristan bağımsızlığını ilan etmiş. Geniş caddeler ve raylı sistemler, Sovyetlerin, Doğu Blok ülkelerine hediyesi… Sovyet döneminden kalan ve Bulgaristan’ın simgelerinden birisi olan Alexander Nevsky Meydanı’nda bulunan ve dünyanın en büyük Ortodoks katedrallerinden birisi olan ihtişamlı Alexander Nevsky Katedrali de, şehirdeki diğer zengin yapılardan. Katedral, 1877 – 1878 yıllarında Osmanlı – Rus Savaşı’nda savaşan Rus askerleri için yapılmış. Banyabaşı Camii (Banya Bashi Mosque), Sofya kent merkezindeki popüler Osmanlı yapılarından birisi. 1576 yılında Mimar Sinan tarafından inşa edilen Banyabaşı Camii, günümüzde Sofya’da ibadete açık tutulan tek Müslüman ibadethanesi konumunda. Aziz George Rotunda Kilisesi (Church of St. George), Sofya’da inşa edilmiş en eski yapı unvanını taşıyor. Mimari bilgisi olan gezginlerin adından anlayabileceği üzere dairesel tasarıma sahip kilise, 3. yüzyılın sonunda veya 4. yüzyılın başında inşa edildiği düşünülen daha büyük bir yapı kompleksinden günümüze ulaşan tek bölüm. Osmanlı döneminde cami olarak kullanılmış yapının arka tarafında, Roma döneminden kalma bir yolun bozulmamış kısmını görebilirsiniz. Vitosha Bulvarı: Karşılıklı kafe ve barların bulunduğu bu cadde oldukça renkli ve kalabalık. Sofyalıların hem yürüyüş yaptığı hem de öğle yemeklerini ya da öğlen kahvelerini içtikleri bir yer. 1. Dünya Savaşı döneminde inşa edilen kamusal binalar sayesinde önemli bir ticari merkez haline gelmiş. Patrik Eftemii Bulvarı’ndan, Hilton Oteli’ne kadar uzanan bulvarda ayrıca mimari açıdan oldukça güzel olan ve ziyaret edebileceğiniz Sofya Adalet Sarayı, Sveta Nedelya Ortodoks Kilisesi, Ulusal Kültür Sarayı gibi binalar bulunuyor. Güneydoğu Avrupa’nın en büyük çok fonksiyonlu konferans ve sergi merkezi olan Ulusal Ulusal Kültür Sarayı (National Palace of Culture), Bulgaristan’ın kuruluşunun 1300. yıl dönümü olan 1981’de açılmış. Ulusal Sanat Galerisi (National Art Gallery), 1934 yılında kurulmuş. Monarşinin kaldırılmasının ardından 1946’da Battenberg Meydanı’ndaki eski Kraliyet Sarayı’na taşınan müzenin koleksiyonunun büyük kısmını 19. ve 20. yüzyıl tabloları oluşturuyor. Müze, Bulgar halkının kültürel ve sanatsal gelişimi hakkında bilgi edinmek için ideal bir mekân.
SOFYA-BULGARİSTAN 2017

